Dedemden Ömür Boyu Unutamayacağım Bir Ders

ÖMÜR
Kurban Bayramı’nın üçüncü günü. Arkadaşımla beraber bize gidiyoruz. Normal günlerde yediğimiz yemeklerden farklı olarak güzel bir bayram yemeği yiyeceğiz.
Dış kapıyı açıp içeri girdik. Güneşli günlerin henüz tam olarak gitmediğini; fakat son demlerine vardığını dedemin kırmızı sandalyede oturup ısınmaya çalıştığını görerek fark ediyorum. Dedemin yanına oturduk. Arkadaşım dedemin elini öptükten sonra; ‘ti sinin durum tı hol?’ (nasılsın, durumun iyi mi?) diye sordu.
Dedem belki de hayatım boyunca hiç unutamayacağım bir cevap verdi; ‘yo dar biyase püç aye dar hene nibena zerkut’ ( bir ağaç çürürse eğer o ağaç bir daha eski canlılığına kavuşamaz ) dedi. Arkadaşımla birbirimize bakıp konuşamadık. O an hayatın ne anlama geldiğini ve ömrünün büyük bir kısmını geçirmiş bir insanın yaşamı nasıl ifade ettiğini çok net bir şekilde gördük.

IMG_5822
Dedem

ÇÖKMÜŞ BİR ADAM
Küçük kardeşimin bayramdan olsa gerek geceleri eve geliş saati 12’yi buluyordu. Eve geldiği an karnını doyurmak için epeyi yerdi. Bayram yemekleri fazla olduğu için tatlısından tuzlusuna hepsini karıştırmış.
Gece 1’de hastanenin acil servisinde buluyoruz kendimizi. Mide zehirlenmesi geçirmişti. Kardeşim yavaş yavaş kendine gelirken; boyu 1.85-1.90 metre civarında olan, yaşını ilk başta 90’larda zannettiğim fakat sonradan 72 yaşında olduğunu öğrendiğim çökmüş bir hasta apar topar getirildi. Nefes alamıyordu. Çok sigara içtiğini hemen anlamıştım. Hızlı bir şekilde oksijen tüpü ağzına takılarak yatırıldı.
O yatağında uzanırken göz göze geldik sonrasında hemen gözü kapandı. Yorulmuştu. Dışarıda oğluyla konuştum, ‘babanız yaşına göre daha erken çökmüş sebebi nedir’ diye sordum. Bana; ‘ oğlum, annemizi 4 yıl önce kaybettik, annemiz nefes yetmezliğinden öldü, babam annem öldükten sonra daha çok sigara içmeye başladı, çok üzüldüğünü görüyor ama elimizden bir şey gelmiyor ve sonrasında nefesi sık sık kesilmeye başladı’ dedi.
Odaya tekrar girdim. Oksijen tüpü sayesinde nefes almaya çalışıyordu. Gözlerini açtı, birdaha göz göze geldik. İçimden ‘biliyorum şuan seni hiçbirimiz anlayamıyoruz, belkide o nefesinin kesildiği an eşini düşündün, onun yanında olmasını istedin belki, ya da onun yanına gitmeyi arzu ettin, olmadı, çok şey anlatan o gözlerine bakarken yalnızım dediğini duyar gibiyim, birazdan yine kendi yalnızlığınla buradan kalkıp gideceksin, üzülüyorum ama elimden bir şey gelmiyor…’ dedim.

KEFEN
Bahçeli evimizin hemen yanında bir oda var. Abimle orada kalıyoruz. Geceleri abi-kardeş sohbet ediyoruz. Ve yine birgün sohbet ederken,gece 1 civarı
demirden yapılmış evin dış kapısı sert bir şekilde çalmaya başladı. Abimle ilk başta ‘acaba evden birisi dışarıda mı kaldı’ diye düşünürken, kapının daha hızlı çalması iyi bir haberin olmadığını anlamamıza sebep oldu.
Abim kapıyı açtı. Gelen kişi abime ‘babanı çağırır mısın, kefen almamız gerekiyor’ dedi. Babamı uyandırmaya giderken, babam uyanmış ve bize doğru geliyordu. Adama kimin öldüğünü sordu. Öğrenince, babamın yüzüne bir hüzün çöktü. Bu hüznü daha öncesinden de birkaç kez görmüştüm.
Ölen kişi günün akşam saatlerinde babamdan bir şeyler alan biriydi, sağlığı da iyidi, ama onun da beklemediği bir vakitte kalp krizi geçirdi.
Gelen kişi babama kefenin kaç metre olacağını sordu. Babam yedi metre olacağını söyleyerek adamla beraber çarşıya geçtiler.
O an odama geçip bir köşeye çekildim. Kulağıma dışarıdaki demir kapının önündeki buz gibi betonda oturmuş genç bir kadının çığlık sesleri geldi. Babasının hastaneye kaldırıldığını biliyordu ama öldüğünü bilmiyordu. Evimizin önünde öğrendi. Babasını kaybetmiş bir kadının o anki duygularını onun kadar asla hissedemeyeceğimi biliyordum. Odanın ışığını kapattım, kadının ağlama sesleriyle birlikte ben de yatağımda sessizce ağlamaya başladım..

Yayınlayan

Musa Ünalan

Fırat Üniversitesinde Araştırma Görevlisi. Pazarlama alanında Doktora Öğrencisi. Fikir ve düşüncelerin yayılımı ile toplumsal grupların davranış şekilleriyle ilgilenir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s