Sabri Ülker’in Hayat Hikayesi (1)

Kitabın adı: Sabri Ülker’in Hayat Hikayesi

Yazarı: Hulusi Turgut

Yayınevi: Doğan Kitap

Sayfa Sayısı: 710

İnsanların kişisel hayatlarını anlatan otobiyografik kitapları çok severim. Çünkü size büyük bir perspektif sunuyor. Belkide tecrübeyle öğrenmeniz gereken şeyleri ya da üniversite okurken aldığınız derslerin uygulamadaki yaşanmışlıkları bu kitaplar aracılığıyla çok keyifli ve hızlı bir şekilde öğrenilebiliyor. Bunun yanı sıra bir tarih seyri içerisinde olayların akışını izleme fırsatı yakalıyor, yer yer kendinizi olayların içerisinde buluyorsunuz.

Sabri Ülker’in hayat hikayesi de bir bakıma size bu duyguların hepsini yaşatıyor. Kendi adıma birçok şey öğrendim. Kitabı okurken epeyi not tuttum. Bir kısmını kendi anlatımım dahilinde paylaşmaya çalışacağım.

1920 yılında Kırım’da doğan Sabri Ülker’in,  ailesiyle yaşamış oldukları tam bir trajedi. Bu trajedinin büyük bir kısmını babası Hacı İslam Efendi yaşadı desek daha doğru olur. Çarlık rejiminin yıkıldığı Bolşevik Komünizm rejiminin geldiği Sovyetler Birliği’nde Kırım’ın etkilenmemesi mümkün değildi.

Kırım dediğimiz yer Kıbrıs’ın iki katı büyüklüğünde bir yer. Karadenizin bazı yerlerinden Kırım’ı görmek mümkün. Önemli bir yer yani. Düşünün Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethettikten sonra ‘Kırım İstanbul’un kapısıdır’ ifadesini kullanıyor.

Dünyaca ünlü Rus yazar Anton Çehov 1899-1904 yılları arasında Kırım’da yaşamış. Rus şair ve yazar Aleksandr Sergeyeviç Puşkin Kırım’daki bir çeşmeden etkilenip ‘Bahçesaray Çeşmesi’ adını verdiği ünlü şirini orada kaleme almıştır. Kırım tabiatından esinlenen bir başka sanatçı Ermeni asıllı ünlü ressam Ayvazovski. 5000’den fazla eseri var. İstanbul’da önemli saray ve müzelerde 30’a yakın eseri bulunuyor.

Kırım’ın şuanki nüfusu 2 milyon civarında. Bunların yaklaşık %60’ını sonradan gelen Ruslar oluşturuyor. Kırım Tatarları ise %12’lik bir orana sahip.

Son zamanlarda Ukrayna’da çıkan karışıklıklar sonrası ismini çok duyduğumuz Mustafa Kırımoğlu‘nun, 1943-1986 yılları arasındaki zorlu 43 yıllık hayatının 15 yılını, hapishane ve sürgünlerde geçirdiğini bu kitap vesilesiyle öğrendim. Cumhurbaşkanı Gül tarafından kendisine Cumhuriyet Nişanı verilmesi bir bakıma mutluluk verici.

Sabri Ülker’in babası Hacı İslam Efendi 1910’lu yıllarda eğitim için geldiği İstanbul’da, Balkan Savaşları nedeniyle 1913 yılında terk etmek zorunda kalıyor. Tabi kader onu ve beraberinde ailesini, tekrar bu topraklara geri çekecekti. Kırım’dan ayrılış 16 yıl sonra yani 1929 yılında gerçekleşiyordu.

Balkan Savaşları derken önemli birkaç bilgi verelim. Bu savaş sırasında Türk ve Müslüman 600 bin kişi vahşiçe katledildi. 900 bin kişi ağır şartlarda bölgeden kaçıp Anadolu’ya sığındı. 500 yıl boyunca Türkler’in egemenliği altında kalan yer sadece 5 ayda kaybedildi.

Hacı İslam Efendi Kırım’a ailesinin yanına döndükten bir süre sonra, Çarlık rejimi yıkılıp Bolşevik Komünizm rejimi gelince sıkıntılarda üst üste geldi. Bölge yerlerinde yeni rejim kuralları geçerli olurken, Kırım’da da ilk uygulamalar hayata geçmişti. Acımasızca, vahşice insanın kanını donduran hikayeler vardı.

sabri ülker

Sabri Ülker’in ablası Sıdıka Hanım o dönemi anlatırken diyor ki; ”İnsanlar aç kalırken toprağı kazıp bitki kökü arıyordu. Aç insanın önce karnı şişiyor sonra ölüyordu. Çaresiz bir kadının çocuğunu pişirdiğini gördüm. Psikoloji altüst. Daha sonra askerler alıp götürmüştü.”

‘Müslüman din adamlarını evlerinden alıp makineli tüfeklerle ya da işkence yuvalarında öldürüyorlardı. Ve bunu yapanlar özbeöz Türk komşularımızdı. Hacı İslam Efendi’yi götürenlerin başında bir talebesi varmış. Dolayısıyla efendi babamız bu talebesi sayesinde kurtulmuş.”

Tahta malzemeyle yapılmış tarihi Galata Köprüsü’nün yerine Alman MAN firması tarafından 2 yılda imal edilen çelik iskeletli yeni köprü, 1930 yılına kadar paralı olacaktı. 1912 de yapıldı. Geçiş ücretine mururiye denirdi. O köprüden geçmeyi ‘özgürlük ve kurtuluş’ simgesi olarak görüyordu İslam Efendi.  Ailesini kurtarmak, özgürlüklerine kavuşmak tek dileğiydi.

Hacı İslam Efendi’nin şu özdeyişi onu çok iyi anlatıyordu: ‘Büyük adamın iki kalbi vardır; birisi acı çeker, birisi ümit eder’.

Bu ailenin yaşamış olduklarını şair Lamartine ‘her aile bir tarihtir, hatta okumasını bilene göre, bir destandır’ sözleriyle çok iyi bir şekilde açıklıyordu.

Bu aile Anadolu topraklarına gelme hayali kurarken, 1919-1922 yılları arasında 1. Dünya Savaşı gerçekleşiyordu. Türkiye’deki okuryazarlık oranı %11’di. Kamu kuruluşlarında görevli doktor sayısı 1000 civarındaydı. 13.000 bin kişiye bir doktor düşüyordu. Savaş sonucunda 400 bin şehit vermiş bir toplum, bunun yanı sıra hasta, kaçak ve kayıp asker sayısı ise 1 milyon 600 bin civarına yaklaşıyordu.

Hacı İslam ailesi Rusya’dan kaçma hayalleri kurarken düşünceleri şu yöndeydi; ”1492 de İspanyol Engizisyonu’ndan kaçan Yahudiler’e kapılarını açan tek ülke Türkiye’dir. 1920 lerde bizi geri çevirmeyecektir.” Bekledikleri gibi de oldu.

Anadolu nüfusunun 14 milyon civarı olduğu, halkın çoğunun köylerde yaşadığı 1929 yılında Hacı İslam ailesine bir umut doğuyordu. 56 yaşındaki bu güçlü adam ailesini Kırım’dan Türkiye’ye getirdi. Daha öncesinde orta ve yükseköğrenimini İstanbul’da yapıp bir süre Trakyada yaşayan Hacı İslam Efendi, 1917 Bolşevik İhtilali’yle her ne kadar düzeni bozulsada 1929’da artık Türkiye’deydi.

Gelirken yanında eşi ve üç çocuğu vardı. En küçük çocuğu daha 10 yaşındaydı. Adı Sabri’ydi.

Not: Bu yazı vivaHiba.com sitesinde 15.10.2014 tarihinde yayınlanmıştır.

Yayınlayan

Musa Ünalan

Fırat Üniversitesinde Araştırma Görevlisi. Pazarlama alanında Doktora Öğrencisi. Fikir ve düşüncelerin yayılımı ile toplumsal grupların davranış şekilleriyle ilgilenir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s