Başkalarının Günahıyla Aziz Olamazsın!

Anton Pavloviç Çehov, bir Rus. Rusya’nın büyük yazarı. Modern kısa öykülerin kurucusu. 19. yüzyılın kıymetli insanı. Sıkıntılı bir çocukluk dönemini, tıp kazanarak ödüllendirmiş; ama öğrenimi sırasında ailesine destek olmak için öykü yazmış bir vicdan sahibi.

Yazının başlığındaki ifade Çehov’a ait. İfade, hakikatin belirtisi. Kendisi olabilenlerin, kendisi olmayı kabullenebilenlerin hikayesi. İnsanın hakikati kendisiyle başlar çünkü.

Hiç düşündün mü ”Su gibi aziz ol!” ifadesinin ne anlama geldiğini. Peki ”aziz olmak” derken neyin kastedildiğini.

Aziz olmak; ermiş, eren kişi demek. Sevgide üstün tutulan, muhterem, istenilen güzel insan, sevgili, saygıdeğer, muazzez demek aziz olmak.

Çehov, günahlarınla aziz olamazsın dememiş. İnce bir ayrıntı var. Başkalarının günahıyla olamazsın demiş. Hikmeti nedir bu anlam yüklü sözcüklerin?

Günahlar, aziz olmanın önünde bir engel değildir. Bilakis aziz olmak için olmazsa olmazlardır. Düşüp kalkmak bir şeylerin fısıltısı. Kendi hakikatini kabul etmek, her anlamda kendini kabul etmekten geçer. Günahlarınla, sevaplarınla.

Başkalarının günahları sana umut mu veriyor? Yanılıyorsun. Düş, kendi tasavvurunu edenlerindir. Noksanlığını bir tek sen idrak edip kabul edersen aziz olursun.

Azizlik; bize bizden gelecekse; anlamı nedir suyun azizliğinin?

Gökten inen suyun yerden aktığını bilmek, merak ve alaka uyandıran bir hadisedir. Su tevazunun sembolüdür. Aynı zamanda mütevaziliğin. Susuz hayat düşünülmüyor değil mi? Ama su, yüzünü yerden kaldırmıyor. Gökten inse de.

O yüzden nefsin seni başkalarından üstün görürse aziz olamazsın. İnsanların fevkine çıkarsan ermiş olamazsın, izzetli de. Üstünlük başkalarının günah basamaklarını çıkarak elde edilmez.

Aziz ile izzet gibi, izzet ile kibir gibi, tevazu ile zillet arasında da ince bir fark vardır. Çehov’u anladıysan, suyun azizliğini de anlamışsındır.

Son bir şey daha. Eğer ki düşünmek istersen. Kelamıkadim’de şöyle bir ifade geçer: ”Her şeyi sudan canlı kıldık” (Enbiya, 30).

Yayınlayan

Musa Ünalan

Fırat Üniversitesi'nde araştırma görevlisi. Pazarlama alanında doktora öğrencisi. İlgi Alanları (Birincil) : Tüketici Psikolojisi, Marka Yönetimi, Veri Analizi. (İkincil) : Davranış Ekonomisi, Bilim Felsefesi, Din Psikolojisi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s