12. Hafta: Düşünce Dünyamıza Katkı için 15 Sözcük ve Bir Sanat Eseri

1-Râvi

Arapça bir sözcük olan rāwi kökünden gelir. Rivayet eden anlamına gelir.

2-Enfiye

Arapça bir sözcük olan anf kökünden gelir. Anf burun demektir. Enfiye de tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici, aksırtıcı toz, burun otu anlamına gelir.

3-Tahmis

Arapça bir sözcük olan taχmīs kökünden gelir. Divan edebiyatında bir gazelin her beytinin başına üç dize katılması durumu, beşleme anlamına gelir.

4-Laçka

Venedikçe bir sözcük olan lasca kökünden gelir. Bırak! gevşet! anlamına gelir. Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması anlamına da gelir. Ayrıca gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş anlamı da vardır.

5-Müsamaha

Arapça bir sözcük olan musāmaḥa(t) kökünden gelir. Cömertlik etme, hoşgörme, affedicilik anlamına gelir. “Cezalar hiçbir müsamaha gösterilmeden derhâl tatbik ettirilirdi.” – A. H. Çelebi

6-Mümeyyiz

Arapça bir sözcük olan mumayyiz kökünden gelir. Seçen, seçici, iyiyi, kötüyü, doğru ve yanlışı ayıran anlamına gelir. “Neşemden duramıyor, öbür mümeyyizlerle konuşuyor, gülüyordum.” – Ö. Seyfettin

7-İffet

Arapça bir sözcük olan ˁiffa(t) kökünden gelir. Utanma, edep, ar anlamına gelir. Ayrıca cinsel konularda ahlak kurallarına bağlılık anlamı da vardır.

8-Konçerto

İtalyanca bir sözcük olan concerto kökünden gelir. Birlikte müzik yapma anlamına gelir. 18. yy’da popülerlik kazanan bir enstrümantal müzik formu anlamı da vardır.

9-Algoritma

Fransızca bir sözcük olan algorithme kökünden gelir. Fransızcaya Arapça bir sözcük olan al-χʷarizmī sözcüğünün değiştirilerek geçişi söz konusudur. İslam matematikçisi Harezmi (9. yy) nin ismi kullanılmıştır. Özünde ise χʷarizm Orta Asya’da bir yer ismidir. Matematikte bir problemi çözmek için uygulanan prosedürler dizisi anlamına gelir. Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi anlamı da vardır. Harezmi yolu olarakta bilinir.

10-Karaköy

Karaköy’ün eski adı Karayköy. Şuradan geliyor bu isim: Fatih Sultan Mehmet zamanında semte Karai Musevileri yerleştirilmiş. Karailer Yahudiliği seçen tek Türk Kağanlığı olarak biliniyor. Karailer dini kitap olarak sadece Tevrat’ı kabul ediyorlardı. Bu nedenle de İbranice -kitapçı, okumacı- anlamına gelen Karai ismini almışlardı. Karayköy zaman içerisinde Karaköy olarak değişmiş. (Kaynak)

11-Merbut

Arapça bir sözcük olan marbūṭ kökünden gelir. Bağlı, bağlanmış, raptedilmiş anlamına gelir. “Şiir salhaneye merbut bir müessesedir ve içinde sakatattan yalnız kalp parçaları satılmaktadır.” – A. H. Çelebi

12-Tenezzüh

Arapça bir sözcük olan tanazzuh kökünden gelir. Arınma, (kirli ve sıkıntılı şeylerden) uzaklaşma, ferahlama anlamına gelir.

13-Tavassut

Arapça bir sözcük olan tawassuṭ kökünden gelir. Araya girme, aracı olma anlamına gelir.

14-Mütelezziz

Arapça bir sözcük olan mutalaḏḏiḏ kökünden gelir. Lezzet alan anlamına gelir.

15-Lavuk

Kürtçe bir sözcük olan lawik kökünden gelir. Oğlan çocuğu anlamına gelir. Fakat sözcüğün anlamı, gündelik kullanımda değişmiştir. Önemsiz konular üzerinde fazlaca duran, gereksiz konuşan kimse anlamına gelmektedir.

Bu haftaki sanat eserimiz ve manası:

”Narcissus” Caravaggio

Narsizm” kavramının mitolojik kaynağı olarak kabul edilen Narcissus‘un öyküsünde Doğa, başrolde yer alır. Mekanımız ormandır; nehir, rüzgar, insan ve nergis çiçeğinin rolleri bölüşür ve ortaya, günümüzde sık sık kullandığımız ‘kendine aşık insan’ manasına gelen “Narsist” kelimesi çıkar. Caravaggio‘nun 1597’de başlayıp iki senede bitirdiği eseri “Narcissus“, bu öyküyü anlatır. 

Liriope, kuşkonmazgillerden gelen bir çiçek türüdür. Nehir kıyılarında yetişen bu çiçeksiz çiçeğin adı Roma mitine göre güzel bir su perisi olan Liriope‘nin adından geliyor. Güzel Liriope, bizim ‘Kifisos‘ şeklinde telaffuz ettiğimiz rüzgar tanrısı Cephissus‘a aşık olur ve aşkı karşılık bulur. Çift, birlikte olunca Liriope hamile kalır ve Narcissus doğar. Küçük oğlanın kaderi, annesini endişelendirir ve tek oğlunun geleceğini öğrenmek için kör bir kahine gider. Kahin, Narcissus’un kendisini görmediği takdirde yaşamını sürdürebileceğini söyler. Bunun ne anlama geldiği, ancak Narcissus kendini nehirde (ayna gibi) gördüğünde anlaşılacaktır.

Kendini nehirde gördüğünde gördüğü güzelliğe hayran olan Narcissus‘un yavaş yavaş hareketsiz kalan bedeni, Nergis çiçeğine dönüşür. İşte Caravaggio‘nun chiaroscuro tekniği kullanarak (figürün boynu, göz kapağı, dizi ve kollarında) tamamladığı eserinde Narcissus‘un su birikintisinde yansıyan görüntüsüne hayranlıkla baktığını görürüz. İki eliyle destek alarak sudaki yansımaya bakan bu açık kahverengi başlı genç çocuk, Barok Dönemi 17 – 20 yaş erkek figürlerinin ideal görüntüsüdür.

Kullandığı tekniğin yanı sıra sudaki yansımasını, görüntünün olduğu gibi tersine ve renkleri koyulaştırarak aktaran Caravaggio, hikayesi ormanda geçen bu işini yaparken karanlık bir arka plan tercih etmiştir. Bunun sebebi, kuşkusuz zıtlığı belirginleştirip izleyicinin dikkatini Narcissus figürüne yönlendirmek. 110 x 92 cm‘lik resim, Roma’daki Ulusal Antik Sanatlar Müzesi‘nde sergileniyor.(Kaynak)

Not: Bazı sözcüklerin anlamı bulunurken nisanyansozluk ve tdk.gov.tr sitelerinden faydalanılmıştır.

Yayınlayan

Musa Ünalan

Fırat Üniversitesi'nde araştırma görevlisi. Pazarlama alanında doktora öğrencisi. İlgi Alanları (Birincil) : Tüketici Psikolojisi, Marka Yönetimi, Veri Analizi. (İkincil) : Davranış Ekonomisi, Bilim Felsefesi, Din Psikolojisi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s