Eşitsizlik kültürü

Herkes, toplumun içerisinde bulunmuş olduğu konumu iyi bilir. Bu konumun sembolik düzeydeki bireye yansıyan güç ilişkisi, kendisini davranışlarda gösterir. Özellikle başkalarını kendinden daha aşağı görmeye yönelik eğilim, kişinin toplum içerisindeki pozisyonuyla doğrudan ilgilidir. Fiilen sade bir vatandaşı milletvekilinden daha güçsüz kılan kültür, eşitsizlik kültürüdür.  200 yıllık modernleşme sancısı çeken bir toplumun hukuki, siyasi, ekonomik veOkumaya devam et “Eşitsizlik kültürü”

Son Okuduğum Kitaplar

“Aslında…” – Ercan Kesal: Edebiyat, sinema, memleket ve insan halleriyle ilgili yazarla yapılan söyleşileri içeren bir kitap. Yer yer tekrara düşse de güzel kitap beğendim. “Reklamsız Marka Yaratmak” – Chris Grams: Yazar, daha önce çalışmış olduğu Red Hat şirketi üzerinden bir marka yaratmanın adımlarını anlatıyor. Türkiye için bu örneklerin artık can sıktığını düşünmekteyim. Beğenmedim. “Tüketim İçgüdüsü”Okumaya devam et “Son Okuduğum Kitaplar”

Özeleştiri kabiliyeti

Eksiği görebilenler eleştirebilir. Tam olmayan, tamamlanamamış bir soruna verilen cevaptır, eleştiri. O yüzden eksik olanın görülmesi gerekir. İnsan, hayata kendi düşünce dünyasından baktığı için sınırları vardır. Sınırları çizilmiş hissiyatının dile getirdikleridir, söyledikleri. Eleştiri getirdiği anda içinde bir mutluluk hissi yaşaması, ya kendisinin tam olduğunu düşünmesidir ya da eleştiri getirdiğinin eksik. Tam bu noktada özeleştirinin zorluğuOkumaya devam et “Özeleştiri kabiliyeti”

Biat etmek

Biat bir anlaşmadır. Köleleğin, itaatin. Beşer sistem üretir. Tarikat, cemaat, siyaset … Bir idealler ülküsü etrafında buluşan benzer olmaya gayret gösteren bir yığın insan. Amaç, aynılaşmaktır. Her ne kadar hep aynı şeyleri düşünmek isteseler de, kendileriyle hep çelişirler. Çelişkinin sebebi, kendilerinde göremediklerini istemeleridir. Sorgusuz, sualsiz bir lidere ihtiyaç duymanın acizliği gibi. Yansıtır görmek isteyenlerin halini. Olmayanın.Okumaya devam et “Biat etmek”

Deneyim

“Söyle sevda içinde türkümüzü Aç bembeyaz bir yelken Neden herkes güzel olmaz Yaşamak bu kadar güzelken?” Fazıl Hüsnü Dağlarca İnsanın başkalarını tanıyışı zamanla olur. Başkaları, arkadaşları, dostları, akrabaları, diğerleri. Tanımanın yolu zamandan geçer. Zaman sürekliliği ifade eder. Süreci yani. İnsanlar iletişim sürecinde şahit olduklarıyla, duyduklarıyla, değerlendirmeleriyle hep bir hüküm verirler. Ama hükümde ağırlığı en fazlaOkumaya devam et “Deneyim”

İşi ehline verme

İnsanın bulunduğu konum ile hata yapma arasında bir ilişki vardır. Yaptığı iş her ne olursa olsun, insanın en temel görevi, adaleti ayakta tutmak olmalıdır. Hakikate tecavüz, adaleti yok ederek başlar. Emanetine, ehline verilmeyen her işte bunu görebilirsiniz. Ruhu et parçası gibi gören bir insanın hissiyatı ile adaleti kemiren bir insanın ruh hali benzerdir. “Emanetin göklereOkumaya devam et “İşi ehline verme”

Tahta at zihniyeti

Derler ki, denizi her tarafları kuşatmış olan ve tepelerinde ve düzlüklerinde sayısız çirkin yapının kaynaştığı ve tarihin her gün istimlake uğradığı büyük bir şehirde, gökyüzüne yükselen bir konağın belediye parkından kaç misli büyük bahçesinde demirden bir at heykeli varmış ve bu anıtın anlamı denildiğine göre şu demekmiş: Konağın ve nice varlığın sahibi, köşkünün önünden geçenOkumaya devam et “Tahta at zihniyeti”

Makalenin ortak yazarı: Chester adlı kedi

Michigan State Üniversitesi’nde fizikçi ve matematikçi olan Jack H. Hetherington’ın, 1975 yılında Physical Review Letters dergisinde bir makalesi yayımlanır. Bu makaledeki ortak yazar, Jack H. Hetherington’ın kedisi. Yani F.D.C. Willard isimli yazar bir bilim insanı değil, kedisine koyduğu isim. Yakın çevresi ve meslektaşları anlamasın diye ismi farklı şekilde kodlamış. Şimdi bu kodlamanın ayrıntılarına bakalım. Ortak yazardaki isim: F.D.C. Willard F.D.Okumaya devam et “Makalenin ortak yazarı: Chester adlı kedi”

Bir safsata çeşidi: Post hoc ergo propter hoc

Sıklıkla “post hoc” olarak kullanılır. Latince bir ifadedir. “Bundan sonra, öyleyse bunun yüzünden” anlamına gelir. Yani: “Önce A, ardından da B hadisesi gerçekleşti. O halde, A hadisesi, B hadisesine sebep olmuş olmalı!”. İnsan beyni sebep-sonuç ilişkisi kurma yönünde güçlü bir eğilime sahip olduğu için iki olay karşısında diğer tüm faktörleri göz ardı edebilir. Komplocu aklınOkumaya devam et “Bir safsata çeşidi: Post hoc ergo propter hoc”

Pazarlama miyopluğu

Levitt, Theodore. “Marketing Myopia.” Harvard Business Review 38.4 (1960): 24-47. Theodore Levitt, yukarıda kaynakçası verilen makaleyi, 57 yıl önce yazdı. 1960 yılında. “Marketing Myopia”. Türkçe ismiyle “Pazarlama Miyopluğu”. Modern pazarlama devrini başlatan bu makalenin temelde anlatmak istediği şey şuydu: Bazı şirketler temel işleriyle ilgili görme özrüne sahiptirler. Olay bu kadar net. Anlatmak istediği mesaj çok açık. Önünü,Okumaya devam et “Pazarlama miyopluğu”