Bir safsata çeşidi: Post hoc ergo propter hoc

Sıklıkla “post hoc” olarak kullanılır. Latince bir ifadedir. “Bundan sonra, öyleyse bunun yüzünden” anlamına gelir. Yani: “Önce A, ardından da B hadisesi gerçekleşti. O halde, A hadisesi, B hadisesine sebep olmuş olmalı!”. İnsan beyni sebep-sonuç ilişkisi kurma yönünde güçlü bir eğilime sahip olduğu için iki olay karşısında diğer tüm faktörleri göz ardı edebilir. Komplocu aklınOkumaya devam edin “Bir safsata çeşidi: Post hoc ergo propter hoc”

Pazarlama miyopluğu

Levitt, Theodore. “Marketing Myopia.” Harvard Business Review 38.4 (1960): 24-47. Theodore Levitt, yukarıda kaynakçası verilen makaleyi, 57 yıl önce yazdı. 1960 yılında. “Marketing Myopia”. Türkçe ismiyle “Pazarlama Miyopluğu”. Modern pazarlama devrini başlatan bu makalenin temelde anlatmak istediği şey şuydu: Bazı şirketler temel işleriyle ilgili görme özrüne sahiptirler. Olay bu kadar net. Anlatmak istediği mesaj çok açık. Önünü,Okumaya devam edin “Pazarlama miyopluğu”

Nobel Ödülü’nü alan Abdus Salam’ın garip hikayesi

Abdus Salam, Nobel ödülünü kazanan ilk Pakistan’lı, fen alanında bu ödülü kazanan ilk Müslümandır. Nobel Fizik Ödülü’nü 1979 yılında kazandı.     Başarısını daha öncesinden ispat eden Abdus Salam, 1960-1974 yılları arasında Pakistan hükümetine bilim danışmanlığı yaptı. Pakistan’a neler kattı: İlk nükleer tesisini 1972’de işletmeye aldı. Müslüman ülkeler arasında bu açıdan bir öncü. 1990 yılındaOkumaya devam edin “Nobel Ödülü’nü alan Abdus Salam’ın garip hikayesi”

Entelektüel dürüstlüğün timsâli Giordano Bruno

İnsan ömrü kısa. Herkes yaşayışı ile gidiyor. Elindeki imkan kadar. İmkanların ölçüsü bir adaletsizlik değil. Kıymet-i harbiyesi insanın, hayata (insanlığa) karşı sergilediği duruştur. Duruştur, onu gelecek nesillere taşıyan. Yıl 1600. Bir düşünür, hayata gözlerini yumuyor. Diri diri yakılarak. Başkaları tarafından. Düşünce özgürlüğünün simgesi olan Giordano Bruno. Kapalı bir evrenin olmadığını, evrenin sonsuz olduğunu, dünyadan başkaOkumaya devam edin “Entelektüel dürüstlüğün timsâli Giordano Bruno”

Bilim adamı yazdığının arkasında olmaz

Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Yusuf Hakan Erdem: “Bilim adamı yazdığının arkasında olmaz. Bilim adamı yazar, yanlışlanmaya açık olur. Bir şey zaten yanlışlanma imkânı varsa bilimdir. Şimdi ben bu kitabı yazdım, attım ortaya. Tarihçiler okuyacaklar. Onlar kendi metodolojileri içinde çalışan bir sosyal bilim grubu. Şunu diyebilirler: Ya görmediğim kaynak vardır ya bir iç tutarsızlıkOkumaya devam edin “Bilim adamı yazdığının arkasında olmaz”

İlim öğrenmek

Twitter’da dikkate değer bulup-önemsediğim bazı tweetleri, sonradan incelemek üzere favoriye alırım. Bugün yine bir kısım tweetleri incelerken güzel bir şey buldum, blogda paylaşmak istedim. Asım Cüneyd Köksal şunu paylaşmış. Sonrasında bu kelimelerin dilimizde karşılığını çok güzel bir şekilde sıralamış (Kaynak): Data: Veri Information: Malumat Knowledge: Bilgi Insight: Sezgi (Hads) Wisdom: Meleke Kaan H. Ökten’de resimeOkumaya devam edin “İlim öğrenmek”

Bilginin meşalesini alın

Radyumun bulunuşunun 25. yılında Marie Curie’nin yaptığı konuşma: “Daha fazlasını yapamasak da, belki herbirimiz bir parça bilgi parıltısı yakalayabilirsek, insanlığın gerçek hakkındaki rüyasına mütevazi ve yetersiz olan birşeyler katabiliriz. Karanlığımız içinde görünen evreni şekillendiren büyük planın belirsiz ışıkları, bize parça parça gösterilen, bu küçük mumlar sayesinde olacaktır. Bilimin öyle güzelliklere sahip olduğuna ve ruhani birOkumaya devam edin “Bilginin meşalesini alın”

Kieslowski’nin Tanrı’dan istekleri

Kieslowski’nin Tanrı’dan istekleri I’ m So-So… (Krzysztof Wierzbicki, 1996) “O’ndan bazı şeylerin olmasını istiyorum ve bazı şeyler oluyor. O anda neye ihtiyacım varsa bana vermesini istiyorum. Her şeyden önce bana berrak bir entelektüel bakış açısı vermesini istiyorum. Ama aynı zamanda bana ihtiyacım olan duyguları da vermesini istiyorum. Bazı şeylerin olmasını istiyorum O’ndan. Bazen yapıyor, bazen yapmıyor.”Okumaya devam edin “Kieslowski’nin Tanrı’dan istekleri”

Ahlâk ve üçkağıtçılık

Öğrenci: Hocam KPSS sınavına hazırlanmayı düşünüyorum, sınav sonrası mülakat zamanlarında ailemde ve akrabalarımda çoğu kişi memur olduğu için benim de seçilme ihtimalim yüksek olur değil mi? Daha güvenilir birisi algısı oluşturması açısından. Ahlâk ve üçkağıtçılık, terazinin iki ayrı kefesinde yer alır; biri çıkarsa biri iner. Eflatun Hayat biraz tuhaf. Derdimiz yok. Gayemiz farklı. Boğazından geçecekOkumaya devam edin “Ahlâk ve üçkağıtçılık”

Aynı şeyleri tekrarlamak

MEF Üniversitesi Rektörü PISA 2015 raporuna yorum yaparken şu alıntıyı kullandı: “Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek.” Albert Einstein Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 15 yaş grubundaki öğrencilere uyguladığı sınavda Türkiye’nin son durumu ortada. 70 ülke içerisinde Fen alanında 51., Matematik alanında 49., Okumada ise 48. sıradayız. Durum ciddi manada kötü.Okumaya devam edin “Aynı şeyleri tekrarlamak”