Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Pazarlama miyopluğu

Levitt, Theodore. “Marketing Myopia.” Harvard Business Review 38.4 (1960): 24-47.

Theodore Levitt, yukarıda kaynakçası verilen makaleyi, 57 yıl önce yazdı. 1960 yılında.

“Marketing Myopia”. Türkçe ismiyle “Pazarlama Miyopluğu”.

Modern pazarlama devrini başlatan bu makalenin temelde anlatmak istediği şey şuydu:

Bazı şirketler temel işleriyle ilgili görme özrüne sahiptirler.

Olay bu kadar net. Anlatmak istediği mesaj çok açık. Önünü, ileriyi iyi gör. Piyasa koşullarına hakim ol. Değişime adapte ol, değişimi yönet.

Ne oldu peki?

1888’de kurulan Kodak firması iflas etti.

Screen Shot 2017-03-13 at 16.27.04

1940’larda kurulan Varan firması yok oldu.

Screen Shot 2017-03-13 at 16.28.55

Gerçeği görememenin affı yok. Yok oluyorsun işte.

Reklamlar

Abdus Salam, Nobel ödülünü kazanan ilk Pakistan’lı, fen alanında bu ödülü kazanan ilk Müslümandır.

Nobel Fizik Ödülü’nü 1979 yılında kazandı.

 

4

Abdus Salam

 

Başarısını daha öncesinden ispat eden Abdus Salam, 1960-1974 yılları arasında Pakistan hükümetine bilim danışmanlığı yaptı.

Pakistan’a neler kattı:

  • İlk nükleer tesisini 1972’de işletmeye aldı. Müslüman ülkeler arasında bu açıdan bir öncü.
  • 1990 yılında uzaya ilk uydusunu yerleştirdi. Müslüman ülkeler düzeyinde bu da bir ilk.
  • 1980’den beri nükleer silah gücüne sahip olduğu düşünülüyor. Dünyadaki Müslüman ülkeler arasında bu açıdan da ilk ülke konumunda.
  • Pakistanlı fizikçiler ekolünü kurdu. Sayısız Pakistanlının iyi üniversitelerde eğitim almasını sağladı.

Kendi iç dünyasında dindar bir insandı. Bir yazısında şunu demiştir:

Kur’an-ı Kerim bize Allah’ın koyduğu kuralları ve doğa kanununun doğruluğunu derinlemesine düşünmemizi emreder; ancak neslimizin Yaradan’ın tasarımını bir an olsun görebildiği için ayrıcalıklı olduğunu düşündüğümde, lütuf ve ihsanı için naçizane biçimde O’na şükrediyorum.

Nobel Fizik Ödülü için yaptığı kabul konuşmasında, Kur’an-ı Kerim’in Mülk Suresi’nden üçüncü ve dördüncü ayetlerini okumuştur:

O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun? Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.

Bilimsel düşüncenin insanlığın ortak mirası olduğunu vurgulayan Abdus Salam, Pakistan’da taraftarları bulunan Ahmediye Tarikatı’na bağlılığı vardı.

1974 yılında Pakistan Şûra Meclisi, Ahmediye akımını İslam dışı kabul eden bir teklifi kabul eder. Bu kararı protesto eden Abdus Salam, tepkisini göstermek için Pakistan’ı terk edip Londra’ya yerleşir. Ayrılmasından sonra dahi Pakistan ile iletişimini kesmeyerek Teorik Fizik Grubu ile yakın ilişkisini sürdürür ve Pakistan Atom Enerjisi Komisyonu’ndaki (PAEC) bilim adamlarına destek verir.

İyi bir Müslüman olan, İslam’ın akıl ve bilim ile çatışmadığının en büyük kanıtı olan Abdus Salam, 1996 yılında İngiltere’de vefat eder. İsteği üzerine memleketi Pakistan’da gömülür. Cenazesine hiçbir devlet ve hükümet temsilcisi katılmaz.

Ölümünden sonra; CERN (Cenevre)’de bilime katkılarından dolayı ismini taşıyan bir yol tabelası koyulur.

 

1

Cern (Cenevre)

 

İsviçre’de bu değerli bilim adamına şükranlarını belirtir.

 

2.jpg

İsviçre

 

Ülkesinde ise mahkeme kararıyla mezar taşındaki Müslüman kelimesi çıkarılır.

 

3.png

Pakistan

 

Hayat böyle tuhaf hadiselerle doludur. Ders alınacak ibretlik hikayeler olsa da bu durumlar yaşanmaya devam eder.

Faydalanılan kaynaklar: 1, 2, 3

İnsan ömrü kısa. Herkes yaşayışı ile gidiyor. Elindeki imkan kadar. İmkanların ölçüsü bir adaletsizlik değil. Kıymet-i harbiyesi insanın, hayata (insanlığa) karşı sergilediği duruştur. Duruştur, onu gelecek nesillere taşıyan.

Yıl 1600. Bir düşünür, hayata gözlerini yumuyor. Diri diri yakılarak. Başkaları tarafından.

Düşünce özgürlüğünün simgesi olan Giordano Bruno.

1

Giordano Bruno

Kapalı bir evrenin olmadığını, evrenin sonsuz olduğunu, dünyadan başka birçok gezegenin olduğunu haykıran bir havari.

Kilise tarafından affedilmesinin koşulu, düşüncelerinden vazgeçmesi. Bütün işkencelere karşı görüşlerinden taviz vermedi.

Şu iki sözü ne kadar da güzeldir bu güzel insanın:

  1. Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı’yı kullanırlar.
  2. Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.

Yüzyıllar geçti. Onu öldüren zihniyet yok oldu ama kendisi yaşadı. Yaşattı onu duruşu. Fikir namusu, entelektüel dürüstlüğü ile heykeli dikildi. İtalyan sokağına.

giordano

Meydandakiler kim olduğunu biliyordur, umarım.

Kaynak: 1

Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Yusuf Hakan Erdem:

“Bilim adamı yazdığının arkasında olmaz. Bilim adamı yazar, yanlışlanmaya açık olur. Bir şey zaten yanlışlanma imkânı varsa bilimdir. Şimdi ben bu kitabı yazdım, attım ortaya. Tarihçiler okuyacaklar. Onlar kendi metodolojileri içinde çalışan bir sosyal bilim grubu. Şunu diyebilirler: Ya görmediğim kaynak vardır ya bir iç tutarsızlık vardır. O zaman ben, arkasındayım diye ısrar mı edeceğim? Tabii ki düzelteceğim.” (Kaynak)

 

yusuf-hakan-erdem

Yusuf Hakan Erdem

 

 

İlim öğrenmek

Twitter’da dikkate değer bulup-önemsediğim bazı tweetleri, sonradan incelemek üzere favoriye alırım. Bugün yine bir kısım tweetleri incelerken güzel bir şey buldum, blogda paylaşmak istedim.

Asım Cüneyd Köksal şunu paylaşmış.

cj7oxs_xeaakbh2-jpg-large

Sonrasında bu kelimelerin dilimizde karşılığını çok güzel bir şekilde sıralamış (Kaynak):

  • Data: Veri
  • Information: Malumat
  • Knowledge: Bilgi
  • Insight: Sezgi (Hads)
  • Wisdom: Meleke

Kaan H. Ökten’de resime eklemeler yapmış (Kaynak).

czvza7uxaaaykxb-jpg-large

Son olarak Uğur Özmen katkıda bulunmuş (Kaynak).

czyzjmlw8aa84ur

Bilginin meşalesini alın

Radyumun bulunuşunun 25. yılında Marie Curie’nin yaptığı konuşma:

“Daha fazlasını yapamasak da, belki herbirimiz bir parça bilgi parıltısı yakalayabilirsek, insanlığın gerçek hakkındaki rüyasına mütevazi ve yetersiz olan birşeyler katabiliriz. Karanlığımız içinde görünen evreni şekillendiren büyük planın belirsiz ışıkları, bize parça parça gösterilen, bu küçük mumlar sayesinde olacaktır. Bilimin öyle güzelliklere sahip olduğuna ve ruhani bir gücünün, bir gün dünyayı, şeytanlardan, cahillikten, fakirlikten, hastalıklardan, savaşlardan ve ızdıraplardan kurtaracağını düşünenlerdenim. Gerçeğin belirgin ışığını arayın, bilinmeyen yeni yollar arayın, insanlığın görüş alanı çok uzak olmasa bile. İlahi adalet bizi hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayacak. Her çağın kendi rüyası vardır. O halde dünün rüyalarını bir kenara bırakın. Bilginin meşalesini alın, geleceğin sarayını inşa edin.” (Kaynak)

madame-curie-8b1e1fde10c1373230bab21eceeae2ed00701efe-s6-c30

Kieslowski’nin Tanrı’dan istekleri

I’ m So-So… (Krzysztof Wierzbicki, 1996)

“O’ndan bazı şeylerin olmasını istiyorum ve bazı şeyler oluyor. O anda neye ihtiyacım varsa bana vermesini istiyorum. Her şeyden önce bana berrak bir entelektüel bakış açısı vermesini istiyorum. Ama aynı zamanda bana ihtiyacım olan duyguları da vermesini istiyorum. Bazı şeylerin olmasını istiyorum O’ndan. Bazen yapıyor, bazen yapmıyor.” (Kaynak)

KRZYSZTOF KIESLOWSKI

%d blogcu bunu beğendi: