Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Yusuf Hakan Erdem:

“Bilim adamı yazdığının arkasında olmaz. Bilim adamı yazar, yanlışlanmaya açık olur. Bir şey zaten yanlışlanma imkânı varsa bilimdir. Şimdi ben bu kitabı yazdım, attım ortaya. Tarihçiler okuyacaklar. Onlar kendi metodolojileri içinde çalışan bir sosyal bilim grubu. Şunu diyebilirler: Ya görmediğim kaynak vardır ya bir iç tutarsızlık vardır. O zaman ben, arkasındayım diye ısrar mı edeceğim? Tabii ki düzelteceğim.” (Kaynak)

 

yusuf-hakan-erdem

Yusuf Hakan Erdem

 

 

İlim öğrenmek

Twitter’da dikkate değer bulup-önemsediğim bazı tweetleri, sonradan incelemek üzere favoriye alırım. Bugün yine bir kısım tweetleri incelerken güzel bir şey buldum, blogda paylaşmak istedim.

Asım Cüneyd Köksal şunu paylaşmış.

cj7oxs_xeaakbh2-jpg-large

Sonrasında bu kelimelerin dilimizde karşılığını çok güzel bir şekilde sıralamış (Kaynak):

  • Data: Veri
  • Information: Malumat
  • Knowledge: Bilgi
  • Insight: Sezgi (Hads)
  • Wisdom: Meleke

Kaan H. Ökten’de resime eklemeler yapmış (Kaynak).

czvza7uxaaaykxb-jpg-large

Son olarak Uğur Özmen katkıda bulunmuş (Kaynak).

czyzjmlw8aa84ur

Bilginin meşalesini alın

Radyumun bulunuşunun 25. yılında Marie Curie’nin yaptığı konuşma:

“Daha fazlasını yapamasak da, belki herbirimiz bir parça bilgi parıltısı yakalayabilirsek, insanlığın gerçek hakkındaki rüyasına mütevazi ve yetersiz olan birşeyler katabiliriz. Karanlığımız içinde görünen evreni şekillendiren büyük planın belirsiz ışıkları, bize parça parça gösterilen, bu küçük mumlar sayesinde olacaktır. Bilimin öyle güzelliklere sahip olduğuna ve ruhani bir gücünün, bir gün dünyayı, şeytanlardan, cahillikten, fakirlikten, hastalıklardan, savaşlardan ve ızdıraplardan kurtaracağını düşünenlerdenim. Gerçeğin belirgin ışığını arayın, bilinmeyen yeni yollar arayın, insanlığın görüş alanı çok uzak olmasa bile. İlahi adalet bizi hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayacak. Her çağın kendi rüyası vardır. O halde dünün rüyalarını bir kenara bırakın. Bilginin meşalesini alın, geleceğin sarayını inşa edin.” (Kaynak)

madame-curie-8b1e1fde10c1373230bab21eceeae2ed00701efe-s6-c30

Kieslowski’nin Tanrı’dan istekleri

I’ m So-So… (Krzysztof Wierzbicki, 1996)

“O’ndan bazı şeylerin olmasını istiyorum ve bazı şeyler oluyor. O anda neye ihtiyacım varsa bana vermesini istiyorum. Her şeyden önce bana berrak bir entelektüel bakış açısı vermesini istiyorum. Ama aynı zamanda bana ihtiyacım olan duyguları da vermesini istiyorum. Bazı şeylerin olmasını istiyorum O’ndan. Bazen yapıyor, bazen yapmıyor.” (Kaynak)

KRZYSZTOF KIESLOWSKI

Ahlâk ve üçkağıtçılık

Öğrenci: Hocam KPSS sınavına hazırlanmayı düşünüyorum, sınav sonrası mülakat zamanlarında ailemde ve akrabalarımda çoğu kişi memur olduğu için benim de seçilme ihtimalim yüksek olur değil mi? Daha güvenilir birisi algısı oluşturması açısından.

Ahlâk ve üçkağıtçılık, terazinin iki ayrı kefesinde yer alır; biri çıkarsa biri iner. Eflatun

Hayat biraz tuhaf. Derdimiz yok. Gayemiz farklı.

Boğazından geçecek ekmeğin -helalinden olsun- demek varken, sözlerimiz niyetimizin kurbanı.

Merkezinde ilkeler olmayan şahsiyetlerin, yaşamında döngüler olur. Alınan selamların-merhabaların içindeki boşluğun yıprattığı insanlarız biz.

Doldurulmuş düşünce dünyalarımız, formüllerle. Emek hırsızlığının çözümleri olan.

Aynı şeyleri tekrarlamak

MEF Üniversitesi Rektörü PISA 2015 raporuna yorum yaparken şu alıntıyı kullandı:

“Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek.” Albert Einstein

Kaynak: AljazeeraTurk

Kaynak: AljazeeraTurk

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 15 yaş grubundaki öğrencilere uyguladığı sınavda Türkiye’nin son durumu ortada. 70 ülke içerisinde Fen alanında 51., Matematik alanında 49., Okumada ise 48. sıradayız. Durum ciddi manada kötü.

Eğitimde yapılanlara bakalım, eğitime para harcıyoruz, okul binalarını yeniliyoruz, sınıf mevcudunu azaltıyoruz; ama sonuç yine de kötü. Başarılı olamıyoruz. Çünkü yanlış yaptığımız noktayı göremiyoruz. Görsek bile uygulamıyoruz. Ya da uygulamaya yönelik geliştirilen çözümleri uygulamak için irade göstermiyoruz.

İnsan faktörü gözardı edilerek hiçbir yere varamayız. Üniversitelerde kaliteli eğitimden ziyade rakamlarla oyalandığımız eğitim maceramızın ürünleri, bunlar işte. Vasat mezun olan öğretmenin vereceği eğitim de böyle oluyor.

Eğitim sisteminin kendisi eşittir, atanmak için sıra bekleyen binlerce kişi. Herkesi aynı gören ve aynı muameleyi yapan merkezi bir sistemin öğretim modeli de ezbercilikten çıkamıyor. Niteliğe önem vermeyişimizin acısını hep çekeceğiz.

Dillerde pelesenk olmuş liyakat vurgusunun gerçekleştiği, eğitimin ideolojik kaygılardan kurtulduğu, niteliğe dair güzel uygulamaların yapıldığı güzel bir ülke olmamız dileğiyle.

Altın aramaya çıkmış, gözü doymamış modern insan. Bak, tehdit ettiğin güzel insanlara. (Link)

Yer: Moxihatetema Köyü, Yanomami Yerli Kabilesi, Brezilya.

Dünyanın bütün keşmekeş halinden uzakta kalmış bir avuç insan.

Kulak, burun ve ağız bölgesindeki süs bitkileriyle güzeller güzeli. Ona bakan masum gözlerde. İki gözünde, eşinin.

Kimsenin anlatamayacağı bakışlardır, yukarıya bakan. Alemi güzelleştiren bu çocukların.

Karşısında sevgiyle tuttuğu dostunun, sözlüklerdeki ikinci anlamı. Koyulmuş modern insan tarafından, ‘kötü olan kimse için sövgü sözü.’ Köpek.

Tüm çıplaklığıyla almış, sırtına çıplak çocuğunu. Hastanede doğurmadan, anne.

Edison’un elektrik ampulüne ihtiyacımız yok. Yok ihtiyacımız, telefonunuza. Ayrı kalmaktan uzak duramadığınız teknoloji ürünlerinize de.

Bulunduğunuz çağa da, modern düşünce dünyanıza da, talan edilmiş şehirlerinize de, kapana kısılmış avmlerinize de, size ait olduğunu zannetiğiniz hiçbir şeyinize. Yok ihtiyacımız.

Bırakın bizi, mutlu olduğumuz bu halimizle. Öleceğiz, sessizliğimizde. Yok olacağız, bizden kimse kalmayacak şekilde.

%d blogcu bunu beğendi: