Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘sanat eseri’

1-Hassa

Arapça bir sözcük olan χāṣṣa(t) kökünden gelir. Özellik, hususiyet anlamına gelir. “Büyüklerin çoğunda bu hassa yoktur.” – N. F. Kısakürek

2-Yalak

Türkçe bir sözcük olan yalak, hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap anlamına gelir. “Bir de hayvanları sulamak için yalak vardı.” – Halikarnas Balıkçısı

3-Mücavir

Arapça bir sözcük olan mucāwir kökünden gelir. Komşu, civarda olan anlamına gelir.

4-Mücahit

Arapça bir sözcük olan mucāhid kökünden gelir. Kutsal ülküler uğruna savaşan kimse, gayret eden, cihat eden anlamına gelir.

5-Evlek

Yunanca bir sözcük olan avlákion kökünden gelir. Sabanla toprakta açılan yarık, kanal, su arkı anlamına gelir. “Bu korkunç mücadeleye üç evlek toprak için Mustafa’dan başka bizim köyde kimse girişmezdi.” – S. F. Abasıyanık

6-Evrak

Arapça bir sözcük olan awrāḳ kökünden gelir. Yapraklar, (mec.) sayfalar anlamına gelir. “Mektupçu evrak okur, cevap yazar, muhabere işlerini idare ederdi.” – S. Ayverdi

7-Evliya

Arapça bir sözcük olan awliyāˀ kökünden gelir. Dostlar anlamına gelir. Genelde evliyalar için Allah dostları deyimi kullanılır. “Yeşil sarıklı evliya yataklarının huzurunda gibiyim.” – R. H. Karay

8-Süje

Fransızca bir sözcük olan sujet kökünden gelir. Özne, konu anlamına gelir.

9-Şampiyon

Fransızca bir sözcük olan champion kökünden gelir. Savaşçı, harpte teke tek vuruşma için öne çıkan cengâver, bir davanın savunucusu, sporda şampiyon anlamına gelir.

10-Voyvoda

Sırpça bir sözcük olan voivoda kökünden gelir. Kumandan anlamına gelir. Ayrıca vôina kelimesi asker, ordu; voda kelimesi ise kumanda etmek, yönetmek anlamına gelir.

11-Hiyerarşi

Fransızca bir sözcük olan hiérarchie kökünden gelir. Ruhban sınıfı, dini mertebeler anlamına gelir. Ayrıca emir-komuta zinciri, rütbe düzen anlamı da vardır.

12-Tenakuz

Arapça bir sözcük olan tanāḳuẓ kökünden gelir. Çelişme, kendi kendini tahrip etme anlamına gelir.

13-Duayen

Fransızca bir sözcük olan doyen kökünden gelir. Kilise ve üniversitede bir rütbe, dekan anlamına gelir. Ayrıca bir topluluğun en yaşlı ve deneyimli üyesi anlamına gelir.

14-Euzubillah

Arapça bir sözcük olan ˁiyāḏu billāhi kökünden gelir. Allaha sığınma anlamına gelir.

15-Evanjelik

İngilizce bir sözcük olan evangelic(al) kökünden gelir. İncile ait, İncilci anlamına gelir. Ayrıca, Hıristiyanlığı aktif olarak yayma çabasında olan anlamı da vardır.

Bu haftaki sanat eserimiz ve manası:

” Virgin and Child with Saint Anne” Albrecht Dürer

Resimbiterken sitesinden alınan yorum: ” 1471 yılında Almanya’da dünyaya gelen ressam Albrecht Dürer, 16. Yüzyıl Alman resim sanatının en kıymetli kimselerinden biridir. 57 yıllık ömründe oldukça önemli yağlıboya işler veren Dürer, 48 yaşında Kutsal Aile temalı bir resim yaptı. “Virgin and Child with Saint Anne” adındaki bu tablo, New York Metropolitan Müzesi‘nde yer alıyor.

Resimde sol üstten sağ aşağı ve sonra sol aşağı doğru yerleştirilmiş üç figür görüyoruz.Sağ üstte yer alan figür, eserde yaşça en büyük olan Saint Anna’dır. Azize Anna, Meryem’in annesi ve hem Hıristiyanlık hem de İslam alemi için kutsal bir Azizedir. Azize Anna’nın sağ alt tarafında duran genç kızımız ise Meryem‘dir.

Dikkatinizi çekmiştir; Meryem, oldukça genç görünmüyor. 16-17 yaşındaki bir kızın görünümüne sahip Meryem’in bakışları, bizi kucağındaki bebek İsa‘ya yönlendiriyor.

Uyuyan bebek İsa, bize burada ‘ölüm‘ü hatırlatmalı. Bildiğiniz gibi İsa, çarmıha gerilmiş ve çok acı çekmişti. İşte Azize Anna’nın uzaklara dalmış gözleri, İsa bebeğin kaderine duyduğu endişeden kaynaklı.

Meryem’in bebek İsa üzerinde ellerini birleştirmesi ise Tanrı’ya duyduğu şükranı gösteriyor. Meryem’in omzuna baktığımızda annesinin elini görüyoruz. Bu elbette teselli vermek amaçlıdır.

Üç nesil arasındaki yaş farkının yaşlı kadın – toy genç kız ve bebek olarak anlatıldığı ve anlatılmak istenenin beden diliyle anlatıldığı eser, 1519 yılında 60 x 49.8 cm‘lik ahşap panel üzerine yağlıboyayla yapılmış.”

Not: Bazı sözcüklerin anlamı bulunurken nisanyansozluk ve tdk.gov.tr sitelerinden faydalanılmıştır.

Reklamlar

Read Full Post »

Kurban Bayramı’ndan ötürü cumartesi günü yazıyı yetiştiremedim. Bir-iki gün gecikmeyle hazır oldu. Yazı vesilesiyle geçmiş bayramınızı da kutluyorum.

Takip edenler bilir, bazı sözcüklerin (bazen çoğunun) anlamını gündelik dilde ne anlam ifade ettiğini biliyor olabiliriz. Fakat ben birtakım kelimeleri özellikle yazıyorum. Sözcüğün nerden geldiği, kökeni ve varsa hikayesinin ilgi çekici olmasından ötürü paylaşıyorum. Düşünce dünyamızda bağlantılar kurmamızda faydalı olacağı düşüncesiyle…İyi okumalar 🙂

1-Hodbin

Farsça bir sözcük olan χod bīn; kendine bakan, bencil anlamına gelir.

2-Kurban

 Arapça ḳurbāntanrıya sunulan adak; İbranice ḳārab, yakın olmak, yaklaşmak, hediye vermek, adak sunmak anlamlarına gelir.

3-Vegan

İngilizce bir sözcük olan vegan, hayvani ürün yemeyen kimselere denir. Vegan kelimesi 1944 yılında Donald Watson önderliğinde toplanan altı kişilik bir kurulda, ingilizcedeki ‘vegetarian’ sözcüğünün ilk ve son hecelerinin birleştirilmesiyle türetildi (VEG-etari-AN). Yine Donald Watson önderliğinde kurulan The Vegan Society’nin tanımına göre veganizm, mümkün ve uygulanabilir olduğunca, hayvanlara yönelik her türlü sömürü ve zulmü dışlamaya çalışır.

4-Votka

Rusça bir sözcük olan vodka, 1. özsuyu, usare, 2. bir alkollü içki anlamlarına gelir.

5-Fazilet

Arapça faḍīla(t)üstünlük, seçkinlik, erdem anlamlarına gelir. İslam’da fazilet terimi; insanın, kendi sınırlılığın kâinatın sonsuzluğu içindeki ehemmiyetsizliğini, küçüklüğünü idrâk etmesi ve şahsına olduğundan fazla değer vermemesidir. Fazîletli insan, sâlim düşünen insandır. O, ‘çaresi bulunan şeylerde acze, çaresi olmayan şeylerde de âh u vâha düşmez…’ Aksine o, kaçınılması imkân dahilinde olan şeyler için, elinden gelen her şeyi yapar ve kaçınma yollarını araştırır. İrâde ve imkânlarını aşan hâdiseler karşısında da teslim olma yolunu seçer.

6-Derdest

Farsça bir sözcük olan dardast; elde, yakalanmış, tutuklu anlamına gelir.

7-Apoloji

Fransızca apologie İngilizce apology sözcüğü; 1. övgü (esk.), 2. savunma, özür dileme anlamlarına gelir. Eski Yunancada apología, birinin lehine söylenen nutuk, mahkemede savunma nutku anlamlarına gelir.

8-Bızdık

Ermenice bir sözcük olan bıdig/bızdig; küçük, ufak anlamlarına gelir. Ufaklık manasında çocuklara söylenir.

9-Kermes

Fransızca bir kelime olan kermesse, kilisede ayinden sonra hayır için yapılan satış manasına gelir.

10-Kerime

Arapça bir sözcük olan karīma(t), yüce kadın, hanımefendi anlamlarına gelir.

11-Mukaddime

Arapça bir kelime olan muḳaddima(t), takdim eden şey, önsöz anlamına gelir.

12-Suizan

Arapça bir sözcük olan suizan, kötü düşünmek, kötüye yormak manalarına gelir. Hüsnüzan ise tam tersi manasında kullanılır; iyi düşünmek, iyiye yormak. Suizan sözcüğündeki ilk hece olan sü, arapçada kötülük anlamına gelir. Bu doğrultuda suikast, suistimal sözcüklerini daha rahat kavrayabilirsiniz.

13-Uluhiyet

Arapça bir kelime olan ulūhiyya(t), tanrılık anlamına gelir.

14-Nasyonal

Fransızca national ulusal anlamına gelir. Latince nationalis‘deki natio kavim, soy, aynı kökten gelen insanlar topluluğu anlamına gelir.

15-Avene

Arapça bir sözcük olan awana(t)yardımcılar anlamına gelir. Buradaki yardımcılar ifadesi genelde ayıplayıcı anlamda kullanılır. Örneğin, kötülük yapan birine yardımcı olmak.

Bu haftaki sanat eserimiz ve manası:

Der Kuss (Öpücük)| Gustav Klimt (1907-08)

MaviMelek‘in yorumuyla sizi baş başa bırakıyorum:

”Zamanın önemsizliği ve sonsuzluk duygusunun yoğunluğudur Öpücük‘ü sıradan olmanın dışında tutan. Kadın ve erkek dizlerinin üstünde, bir uçurumun kenarında öpüşüyorlar. Belki de yere uzanmışlar ama kendilerinden geçmiş ve bütünleşmiş oldukları aşikârdır.
Tartışmalar yaratan Klimt’in bu ünlü tablosuna birbirinden farklı birçok yorum yapılmıştır.

Erkeğin aşkı içinde kendini unutuşu, tutkuyla sevdiği kadına sarılmasından anlaşılabilmektedir. Âşık kadının gözleri kapalıdır. Bir eliyle adamın boynuna sarılmış olmasına rağmen diğer eliyle itiyor gibidir. Bu da artık onu istemediğinin işaretidir birçok rivayette.

Gerçeküstü bir aşkın çiçek tarlasındaymış izlenimi veren bu tabloda, kadın ve erkeğin bedenlerindeki şekillerin farklılığını dikkatli bakan gözler hemen görebilir. Kadının giysisi ve saçları baharı anımsatan çiçek desenleriyle bezelidir. Erkeğin saçlarında yosunlar, giysisinde dikdörtgenimsi, mozaik şekiller ve her ikisinde de keskin renk geçişleri boşuna değildir; bir anlamı vardır. Çünkü burada Klimt, kadınla erkek arasındaki ayrıma vurgu yapmak ister gibidir; kadın dünyasının anlaşılmaz ama yumuşak belirsizliği, erkek dünyasının netliği ve kesin doğrularını simgelemektedir aslında bu şekiller.

Öpücük, zamanında hakkettiği ilgiyi maalesef görememiş; ancak çok daha sonraları üzerindeki çiçek desenleri ve imgesel erotizmiyle, 68 Kuşağı’nın Çiçek Çocuklarını etkilemiş ve resim, zamanında görmediği ilgiye uzun yıllar sonra kavuşabilmiştir. En meşhur eserlerinden biri olan Öpücük resmini Klimt 1907-08 arasında yaptı.
Gustav Klimt (14 Temmuz 1862 – 6 Şubat 1918), Avusturyalı sembolist ressamların en beğenilenleri ve bilinenleri arasındadır. Klimt’in birincil resim konusu kadın bedenidir ve eserlerinde ince dekoratif süslemelerle beraber zarif bir erotizm göze çarpar.”

Not: Bazı sözcüklerin anlamı bulunurken nisanyansozluk sitesinden faydalanılmıştır.

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: