Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘tahmis’

1-Râvi

Arapça bir sözcük olan rāwi kökünden gelir. Rivayet eden anlamına gelir.

2-Enfiye

Arapça bir sözcük olan anf kökünden gelir. Anf burun demektir. Enfiye de tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici, aksırtıcı toz, burun otu anlamına gelir.

3-Tahmis

Arapça bir sözcük olan taχmīs kökünden gelir. Divan edebiyatında bir gazelin her beytinin başına üç dize katılması durumu, beşleme anlamına gelir.

4-Laçka

Venedikçe bir sözcük olan lasca kökünden gelir. Bırak! gevşet! anlamına gelir. Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması anlamına da gelir. Ayrıca gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş anlamı da vardır.

5-Müsamaha

Arapça bir sözcük olan musāmaḥa(t) kökünden gelir. Cömertlik etme, hoşgörme, affedicilik anlamına gelir. “Cezalar hiçbir müsamaha gösterilmeden derhâl tatbik ettirilirdi.” – A. H. Çelebi

6-Mümeyyiz

Arapça bir sözcük olan mumayyiz kökünden gelir. Seçen, seçici, iyiyi, kötüyü, doğru ve yanlışı ayıran anlamına gelir. “Neşemden duramıyor, öbür mümeyyizlerle konuşuyor, gülüyordum.” – Ö. Seyfettin

7-İffet

Arapça bir sözcük olan ˁiffa(t) kökünden gelir. Utanma, edep, ar anlamına gelir. Ayrıca cinsel konularda ahlak kurallarına bağlılık anlamı da vardır.

8-Konçerto

İtalyanca bir sözcük olan concerto kökünden gelir. Birlikte müzik yapma anlamına gelir. 18. yy’da popülerlik kazanan bir enstrümantal müzik formu anlamı da vardır.

9-Algoritma

Fransızca bir sözcük olan algorithme kökünden gelir. Fransızcaya Arapça bir sözcük olan al-χʷarizmī sözcüğünün değiştirilerek geçişi söz konusudur. İslam matematikçisi Harezmi (9. yy) nin ismi kullanılmıştır. Özünde ise χʷarizm Orta Asya’da bir yer ismidir. Matematikte bir problemi çözmek için uygulanan prosedürler dizisi anlamına gelir. Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi anlamı da vardır. Harezmi yolu olarakta bilinir.

10-Karaköy

Karaköy’ün eski adı Karayköy. Şuradan geliyor bu isim: Fatih Sultan Mehmet zamanında semte Karai Musevileri yerleştirilmiş. Karailer Yahudiliği seçen tek Türk Kağanlığı olarak biliniyor. Karailer dini kitap olarak sadece Tevrat’ı kabul ediyorlardı. Bu nedenle de İbranice -kitapçı, okumacı- anlamına gelen Karai ismini almışlardı. Karayköy zaman içerisinde Karaköy olarak değişmiş. (Kaynak)

11-Merbut

Arapça bir sözcük olan marbūṭ kökünden gelir. Bağlı, bağlanmış, raptedilmiş anlamına gelir. “Şiir salhaneye merbut bir müessesedir ve içinde sakatattan yalnız kalp parçaları satılmaktadır.” – A. H. Çelebi

12-Tenezzüh

Arapça bir sözcük olan tanazzuh kökünden gelir. Arınma, (kirli ve sıkıntılı şeylerden) uzaklaşma, ferahlama anlamına gelir.

13-Tavassut

Arapça bir sözcük olan tawassuṭ kökünden gelir. Araya girme, aracı olma anlamına gelir.

14-Mütelezziz

Arapça bir sözcük olan mutalaḏḏiḏ kökünden gelir. Lezzet alan anlamına gelir.

15-Lavuk

Kürtçe bir sözcük olan lawik kökünden gelir. Oğlan çocuğu anlamına gelir. Fakat sözcüğün anlamı, gündelik kullanımda değişmiştir. Önemsiz konular üzerinde fazlaca duran, gereksiz konuşan kimse anlamına gelmektedir.

Bu haftaki sanat eserimiz ve manası:

”Narcissus” Caravaggio

Narsizm” kavramının mitolojik kaynağı olarak kabul edilen Narcissus‘un öyküsünde Doğa, başrolde yer alır. Mekanımız ormandır; nehir, rüzgar, insan ve nergis çiçeğinin rolleri bölüşür ve ortaya, günümüzde sık sık kullandığımız ‘kendine aşık insan’ manasına gelen “Narsist” kelimesi çıkar. Caravaggio‘nun 1597’de başlayıp iki senede bitirdiği eseri “Narcissus“, bu öyküyü anlatır. 

Liriope, kuşkonmazgillerden gelen bir çiçek türüdür. Nehir kıyılarında yetişen bu çiçeksiz çiçeğin adı Roma mitine göre güzel bir su perisi olan Liriope‘nin adından geliyor. Güzel Liriope, bizim ‘Kifisos‘ şeklinde telaffuz ettiğimiz rüzgar tanrısı Cephissus‘a aşık olur ve aşkı karşılık bulur. Çift, birlikte olunca Liriope hamile kalır ve Narcissus doğar. Küçük oğlanın kaderi, annesini endişelendirir ve tek oğlunun geleceğini öğrenmek için kör bir kahine gider. Kahin, Narcissus’un kendisini görmediği takdirde yaşamını sürdürebileceğini söyler. Bunun ne anlama geldiği, ancak Narcissus kendini nehirde (ayna gibi) gördüğünde anlaşılacaktır.

Kendini nehirde gördüğünde gördüğü güzelliğe hayran olan Narcissus‘un yavaş yavaş hareketsiz kalan bedeni, Nergis çiçeğine dönüşür. İşte Caravaggio‘nun chiaroscuro tekniği kullanarak (figürün boynu, göz kapağı, dizi ve kollarında) tamamladığı eserinde Narcissus‘un su birikintisinde yansıyan görüntüsüne hayranlıkla baktığını görürüz. İki eliyle destek alarak sudaki yansımaya bakan bu açık kahverengi başlı genç çocuk, Barok Dönemi 17 – 20 yaş erkek figürlerinin ideal görüntüsüdür.

Kullandığı tekniğin yanı sıra sudaki yansımasını, görüntünün olduğu gibi tersine ve renkleri koyulaştırarak aktaran Caravaggio, hikayesi ormanda geçen bu işini yaparken karanlık bir arka plan tercih etmiştir. Bunun sebebi, kuşkusuz zıtlığı belirginleştirip izleyicinin dikkatini Narcissus figürüne yönlendirmek. 110 x 92 cm‘lik resim, Roma’daki Ulusal Antik Sanatlar Müzesi‘nde sergileniyor.(Kaynak)

Not: Bazı sözcüklerin anlamı bulunurken nisanyansozluk ve tdk.gov.tr sitelerinden faydalanılmıştır.

Reklamlar

Read Full Post »

1-Kemiyet

Arapça bir sözcük olan kammiyya(t) kökünden gelir. Miktar, nicelik anlamına gelir. “Onun koleksiyonculuğu, kemiyetteki kahramanlığı ise, boyuna keyfiyette arayıp asla bulamadığı kadını ne yapıp yapıp yakalayabilmek gayretinden.” – N. F. Kısakürek

2-Keyfiyet

Arapça bir sözcük olan kayfiyya(t) kökünden gelir. Nitelik anlamına gelir. “Cenap Şehabeddin Bey şiiri nazımdan ayrı bir keyfiyet telakki ediyor.” – Y. K. Beyatlı. Ayrıca durum anlamı vardır. “Böyle bir keyfiyet vukuunda, akıbetiniz mutlaka ölüm olacaktır.” – A. İlhan

3-Eda

Arapça bir sözcük olan adāˀ kökünden gelir. Davranış, tavır anlamına gelir. “Gül kokusunda saf ve masum bir eda, yaseminde romantik bir sevda hisseder gibi olurum.” – İ. A. Gövsa. Ayrıca naz, işve anlamına da gelir. “Giyimi kuşamı tepeden tırnağa Paris modası ya, nazı edası hiç aşağı kalmıyor ki!” – A. İlhan

4-Mukallit

Arapça bir sözcük olan muḳallid kökünden gelir. Taklit eden anlamına gelir.

5-Vehim

Arapça bir sözcük olan wahm kökünden gelir. Kuşku, kötüye yorma anlamına gelir. “Onlar bu vehimle ellerinden gelse / Rüyalara sansür koyacaklar bir gün” – A. N. Asya

6-Safdil

Arapça bir sözcük olan ṣāf (saf, temiz) ile Farsça bir sözcük olan dil (yürek) sözcüğünün bir araya gelmesiyle oluşur.  Kolayca aldatılan, saf (kimse) anlamına gelir. “Bir safdil hanımefendi, kızıma iyi bir koca bulduğunu yemin billah anlattı.” – A. Gündüz

7-Hamakat

Arapça bir sözcük olan ḥamāḳa(t) kökünden gelir. Ahmak olma, aptallık anlamına gelir. “Hamakat, dalalet ve kötü niyetin bu kadarına söylenebilecek bir şey yoktur.” – N. F. Kısakürek

8-Temayül

Arapça bir sözcük olan tamāyul kökünden gelir. Bir tarafa eğilme, meyletme anlamına gelir. “Yarının siyasetine yol açan fikirler, temayüller ilk önce bunlar arasında kaynaşır.” – Y. K. Karaosmanoğlu

9-Heybet

Arapça bir sözcük olan hayba(t) kökünden gelir. Korkutuculuk, azamet, korku ve saygı uyandıran görünüş anlamları vardır. “Adını bilmeseler bile heybetini tarif etsem gene bulunur.” – Y. K. Karaosmanoğlu

10-Tilmiz

Arapça bir sözcük olan tilmīḏ kökünden gelir. Öğrenci, çırak anlamına gelir.

11-Mükedder

Arapça bir sözcük olan mukedder kökünden gelir. Üzgün anlamına gelir. “Şimdi artık, meyus ve mükedder yaşayıp gidiyoruz.” – N. Meriç

12-Meyus

Arapça bir sözcük olan mayˀūs kökünden gelir. Kendisinden umut kesilen şey, yeis eden, umutsuz anlamına gelir. Ayrıca üzgün, karamsar anlamları da vardır. “Odaya girince Remzi’yi şaşkın ve meyus bir hâlde gördüm.” – M. Ş. Esendal

13-Serap

Farsça bir sözcük olan ser¥b (sera:bı) kökünden gelir. Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu, ılgım, yalgın, pusarık anlamına gelir. “Bu kitapların haricinde herhangi bir menfaat ummak, seraptan su ummak gibi olur.” – N. F. Kısakürek

14-Müşkül

Arapça bir sözcük olan muşkil kökünden gelir. Kuşkulu, muğlak, zor anlamına gelir. “Mektubunuzu aldım, çok müşkül olan sualinize hatıralarımı yoklayarak cevap vermeye çalışacağım.” – H. S. Tanrıöver

15-Tahmis

Arapça bir sözcük olan taχmīs kökünden gelir. Divan edebiyatında bir gazelin her beytinin başına üç dize katılması durumu, beşleme anlamına gelir. Ayrıca kahve vb. şeyleri kavurma, kavrulmuş ve öğütülmüş kahve satan yer anlamına da gelir.

Bu haftaki sanat eserimiz ve manası:

AŞIKLAR ”THE LOVERS” – RENE MAGRITTE

Resimbiterken sitesinden alınan yorum: ” Rene Magritte, 1898 yılında Belçika’da doğan ve 68 yaşında kanser sebebiyle hayatını kaybeden bir ressamdır. Eserlerinde sürrealizmi benimser.

1928 yılı içinde yapılan “The Lovers”in orijinal ismi (Fr.) “Les Amants“. Türkçe’ye “Aşıklar” olarak geçen bu eser, yüzleri beyaz bir bezle kamufle edilmiş öpüşen bir kadın ve erkeği gösteriyor. Takım giyen erkek ve sıfır kol elbise olduğu tahmin edilen bir kıyafet giymiş kadının iç mekanda (arka planda gri bulutlu gökyüzü çağrışımına dikkat) tutkulu bir şekilde öpüşmesine iki yorum var. İlki, Magritte’nin 13 yaşındayken yaşadığı korkunç bir olaya bağlanıyor. Nehirde boğulan annesinin cansız bedenini son kez sırılsıklam beyaz geceliğiyle gören ressam, bu görüntüyü hayatı boyunca unutamamıştır birçok eserinde bunun etkisi görülmektedir.

Bir diğer yorumsa Magritte’nin meşhur çizgi roman serisi “Fantomas“a olan hayranlığı. Pierre Souvestre ile Marcel Allain’in ilk kez 1911’de yayınladıkları seri eserin sıkı takipçisi olan Magritte, “Aşıklar” adlı eserinde buna yakın bir şey yaratmış.

Eserlerin anlamına yönelik yorumlara gelince; insan, kendinden gördüğü insandan dahi bir şeyleri hep saklar. Bu beyaz örtü bunu simgeliyor olabilir. Veyahut bu örtü, aşkın insan gözüne örttüğü perde de olabilir. Aynı şekilde bu beyaz örtülü aşk, bir kavuşamamışlık, bir imkansızlığı da simgeliyor. Arka plandaki kasvet de bu yorumu destekliyor.

Bu eser New York Modern Sanatlar Müzesi’nde sergileniyor.”

Not: Bazı sözcüklerin anlamı bulunurken nisanyansozluk ve tdk.gov.tr sitelerinden faydalanılmıştır.

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: