Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘tahta at zihniyeti’

Derler ki, denizi her tarafları kuşatmış olan ve tepelerinde ve düzlüklerinde sayısız çirkin yapının kaynaştığı ve tarihin her gün istimlake uğradığı büyük bir şehirde, gökyüzüne yükselen bir konağın belediye parkından kaç misli büyük bahçesinde demirden bir at heykeli varmış ve bu anıtın anlamı denildiğine göre şu demekmiş: Konağın ve nice varlığın sahibi, köşkünün önünden geçen halka demek istermiş ki: Ey halk! Siz böyle at gibi uysal kaldıkça, dünya davalarına at gibi baktıkça benim varlığım da gökyüzüne doğru yükselir. Bu atın manası buymuş. Sizin atınızın temsili nedir? Sizin atınız hangi akla hizmettir? Bu başımıza gelen kaçıncı rezalettir? Yakın tarihimizi ve kültürümüzü ve edebiyatımızı ve sanatımızı ve imalatımızı ve siyasetimizi kemiren bu tahta at zihniyeti, bu elem verici zavallı görünüşüyle bizi daha ne kadar tahta nalları altında inletecektir? Gövdesinde barındırdığı yarım yamalak sahte savaşçılarıyla bizi daha ne kadar tehdit edecektir? Hiç utanmak yok mudur? (Oğuz Atay, Korkuyu Beklerken, S. 162-163)

Utanmayı bilenler, rahatsız olurlar. Yaşanılanlar, mahcubiyet hissinin, gülünç duruma düşmenin verdiği üzüntüdür.

Herkes, yaptığı her işte, kalbinin temiz kalan kısmı kadar “iyi”.

Samimi olanlar yaptıklarının farkındadır. Yapmadıklarının da.

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: